ANASAYFA HAKKIMIZDA PSİKİYATRİ TEDAVİLER HASTALIKLAR PSİKİYATRİK TESTLER BİZE ULAŞIN
koza psikiyatri

 
 

Doğum sonrası depresyon

Psikiyatri Uzmanı Dr. Dilara Karahan, kadınların sıklıkla yaşadığı doğum sonrası depresyonuyla ilgili soruları yanıtladı...

Doğum sonrası kadında oluşan; fizyolojik, hormonal ve ruhsal değişiklikler, kadınların hayatları boyunca yaşadığı en önemli dönemlerinden biridir.

Özellikle uykusuzluk, uyku düzeninin bozulması, hep tetikte olma, sosyal hayatın ve özgürlğün kıtlanması, iş yükünün artma, yeterli anne olabilme ( süt verebilen ,emziren ) kaygısı, vucut değişikliklerine ikincil gelişen özgüven ve çekicilik kaybı gibi durumlar yaşanabilmektedir Bu değişimler  toplumda   “olması gerektiği gibi, doğal bir süreç” gibi algılansa da anneleri   tehdit eden  hormonal ve fizyolojik değişimler  ruhsal bozukluklara zemin hazırlar, ortaya çıkışını ve tekrarlamasını kolaylaştırır.

Doğum sonrası kadınların % 60-80 ‘nde( yarısından fazlasın da gibi de belirtilebilir.) loğusalık  hüznü  ( maternity ya da baby blues) adı verilen hafif  bir depresyon tablosu ortaya çıkabilir. Genellikle doğumdan birkaç gün sonra ortaya çıkar ve yaklaşık olarak 10 gün kadar sürer . Belirtileri; kolay ağlama, her an ağlayacak gibi hissetme, konsantrasyon güçlüğü, yorgunluk, uyku bozukluğu , sıkıntı hali , başağrısı gibi  vucutta ağrılar şeklinde görülebilir. Genelikle tedavi gerektirmez 10-15 gün içinde kendi kendine kaybolur.

Bazen tablo bu kadar hafif seyretmez ve daha ciddi bir depresyon tablosu ortaya çıkar. Doğum sonrası kadınların % 10-20 ‘sinde yaşanmaktadır. Başlangıcı genellikle doğumdan sonraki 4-6 hafta içinde olur ama ilk 6-9 ay içinde ortaya çıkanlar da mevcuttur. Bazen loğusalık hüznünü takiben ortaya çıkmaktadır.

Belirtileri  moral bozukluğu, isteksizlik, yetersizlik düşünceleri, ağlama, duygusal değişkenlik, inatçı uyku bozukluğu, iştah azalması , yoğunlaşma ve konsantrasyon bozukluğu, bebeğe zarar verme düşünceleri ve  bebeği istememe olabilir. Genellikle bu belirtiler en az 2 hafta yada daha uzun süreli olarak anneyi etkilerse postpartum depresyon tanısı konur. Acil olarak annenin uzman  bir psikiyatrist tarafından değerlendirilmesi ve tedaviye alınması gerekir.

Doğum sonrası depresyon neden ortaya çıkar?
Bu durumun ortaya çıkmasında en önemli nedenlerden biri doğum öncesi çok yüksek düzeylerde olan ostrojen ve progesteron miktarının, doğum sonrası hızlıca düşmesidir.

Ayrıca hamilelik döneminde bir takım hormon salgılayan bölgelerde  (hipofiz,  tiroid , insulin salgılayan hücreler ) büyümeler olmakta ve doğum sonrası bunlar küçülmektedir. Göreceli olarak bu hormon seviyelerinde de azalma yaşanmaktadır. Prolaktin ( anne sütünün oluşması için gerekli hormon ), stres hormonları (kortizol )ve tiroid hormon seviyeleri de değişmektedir. Bu etkileşimler depresyon için zemin hazırlar.

Diğer nedenler içinde psikososyal etkenler yer alır. İstenmeyen plansız gebelikler , 20 yaş altı( ergenlik dönemi) gebelikler, partner-eşle yaşanan ilişki sorunları, yakın geçmişte yaşanan stresli hayat olayları, düşük gelir düzeyi, gebelikte yaşanmış preeklemsi-eklemsi , bebek ile ilgili olumsuz düşünceler ve sağlık sorunları, sezeryan , emzirme sorunları da depresyonun çıkmasına neden olabilen psikososyal  etkenleri teşkil eder.

Tedavi edilmeyenleri ne gibi sorunlar bekler?

Annenin depresyonu kesinle tedavi edilmelidir . Depresyondaki anne kendini değersiz ve yetersiz görür, isteksizlik ve yorgunluğun da eklenmesiyle   bebeğine yeterli ilgi ve şefkati gösteremez, bebeğini  ihmal eder. Bebekte bir takım davranış problemleri ; huzursuzluk, nedensiz ağlamalar, uyku düzensizlikleri,beslenme problemleri  ve hırçınlık ortaya çıkar.Böylece artık hem mutsuz bir anne hem de huzursuz bir  bebek vardır.Ayrıca  annenin depresyonu çok ağır ise intihar düşünceleri ve bebeğe zarar verebilecek girişimlerin de olabileceği  unutulmamalıdır.

Loğusalık depresyonu  yaşayan annelerin  çocuklarında  ilerde psikiyatrik hastalık gelişir mi?

İleriye dönük yapılan çalışmalarda  loğusalık depresyonu geçirmiş annelerin çocuklarında , yarıdan fazlasında psikiyatrik hastalık gelişmesi riskinin olduğu tespit edilmiştir..Diğer çocuklara oranla bu çocukların erişkinlik dönemlerinde depresyon, fobik bozukluk ve alkol bağımlılığı gelişme ihtimali 2-3 kat artmış olarak bulunmuştur.

Tedavisi nasıl olmalıdır?

Kesinlikle tedavi edilmesi gerekir. Belirtiler ortaya çıktığında yakın aile fertlerinin gözlemi çok önemlidir . Anne bazen bu durumu anlamakta ve tedavi olmayı istemekte güçlük çekebilir. Anneye yakın kişiler durumu fark ettiğinde  uzman bir psikiyatriste başvurmaları gereklidir. Uzman kişi duruma göre tedaviye karar verir. Ağır durumlarda hastaneye yatış önerilir. Gereğinde antidepresan tedavi başlanır ya da psikoterapi uygulanır. Çift terapileri, ebeveyn rehberliği, gevşeme teknikleri , egzersiz ve açık alanlarda yürüyüş programları tedaviye eklenebilir.

 

 

 

Vajinismus Tedavisi

Depresyon tedavisi

Panik Atak Tedavisi

Diğer

Vajinismus nedir? Depresyon Nedir? Panik Atak Nedir? Anksiyete (Bunaltı) Bozukluğu
Vajinismus Nasıl Ortaya Çıkar Depresyondan nasıl korunuruz ? Hangi kişiler panik hastalığına daha yatkındır? Obsesif -Kompulsif (Takıntı) Bozukluk
Vajinismus tek tip olarak mı görülür? Çocuk ve Ergenlerde Depresyon Panik bozukluk en sık hangi yaşta ortaya çıkar? Sosyal Fobi
Vajinismus Tedavisinde Başarı Oranı Depresyon Belirtileri Nelerdir? Panik atak öldürür mü? Fobiler
İlaç Uygulamanın Tedavide Yeri Var mı? Depresyon belirtileri hep aynımıdır Panik atak ne kadar sürer? Tiroid ve Psikiyatri
Vajinismus Tedavisi Depresyon Tedavisi Panik Atak Tedavisi Psikosomatik Hastalıklar
Telif Hakkı © 2017 Koza Psikiyatri. Tüm Hakları Saklıdır. Uzm. Dr. Dilara KARAHAN Web Tasarımı: TEKNET TASARIM
Uyarı: Bu sitede yer alan hiç bir bilgi bir rahatsızlığın tanısını koymak ya da tedavi etmek amaçlı kullanılmamalıdır. Tanı ve tedavi yalnızca bir uzmanın yapabileceği işlerdir.
Ruhsal bir rahatsızlığınız olduğunu düşünüyorsanız bir psikiyatriste ya da klinik psikoloğa baş vurmalısınız.
anlaşmalı kurumlar iletişim ulaşım